Makale Detayları

Uçuş Korkusu

 

Uçakla yolculuk yapma konusunda duyulan aşırı korku “Uçuş Korkusu” olarak adlandırılır. Aslında, her yolculuk hangi araçla yapılırsa yapılsın insanda bir miktar kaygı uyandırır. 

                                         

                               

                      UÇUŞ KORKUSU

 
            Cumhuriyetimizin kurucusu, Çanakkale Savaşları’nda eşsiz başarılara imza atarak yalnız kendi ulusunun değil, diğer birçoğunun yazgısını değiştiren önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün hiç uçakla yolculuk yapmadığı bilinir. Bu duruma iki gerekçe gösterilmektedir: Mustafa Kemal 1910 yılında Fransa’daki Picardie Manevraları’na davet edilmiştir. Yapılan uçak gösterilerinin ardından, isteyen yabancı subayların uçaklara binebilecekleri söylenmiş, bunun üzerine uçaklardan birisine binmeye niyetlenmiştir. Bunun üzerine, kendisine eşlik eden Ali Rıza Paşa “Bilmediğin aş, ya karın ağrıtır, ya baş!” diye kendisini durdurmuştur. Gerçekten de, aynı uçağa binen bir başka ülkenin subayı hazin bir son yaşar: Uçak yere çakılır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilerleyen yıllarda uçak yolculuğu yapmaması çoğunlukla bu olaya bağlanır.
            Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe ile dünyanın ve Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu olan Sabiha Gökçen ise farklı görüşe sahiptir: Mustafa Kemal Atatürk güvenlik gerekçesiyle uçakla yolculuk yapmamış, özellikle uçakla yolculuktan uzak durmuştur.
 
            Uçuş Korkusu nedir?
Uçakla yolculuk yapma konusunda duyulan aşırı korku “Uçuş Korkusu” olarak adlandırılır. Aslında, her yolculuk hangi araçla yapılırsa yapılsın insanda bir miktar kaygı uyandırır. Eğer yaşanan kaygı şiddetliyse ve o kişinin davranışını değiştiriyorsa, çözümlenmesi gereken bir sorun var demektir. Örneğin, uçakla seyahat etmesi gereken kişi, uçuş korkusu nedeniyle karayolunu tercih etmek zorunda kalıyorsa ve bir saatlik yolculuğu oniki saat sürüyorsa, o kişinin tedaviyi gerektiren düzeyde Uçuş Korkusu var demektir. Bu korku o kişinin yaşamını zorlaştırır ve çoğunlukla işi ya da özel yaşamı için gerekli yolculuklardan bir gerekçe göstererek kaçmasına neden olur. Oysa, uçak kazası riski konusunda belirlenen oranlar oldukça düşüktür: Bir milyonda bir ya da 11 milyonda bir gibi değişik ama riskin çok düşük olduğunu gösteren oranlardır bunlar.
 
Uçuş Korkusu Nedenleri Nelerdir?
Uçakla yolculuk konusunda yeterince bilgi sahibi olmamak en önemli nedenlerden birisidir. Aslında, en güvenli ulaşım aracı uçaktır. Karayollarında meydana gelen bir kaza görsel basında önemli bir yer kaplamazken, bir uçak kazası “Son Dakika Haberi” olarak olağan yayın akışı kesilerek verilir. Bu durum doğal olarak insanların uçak yolculuğu korkusunu artırır.
Uçuşlarda sıkı güvenlik önlemleri alınır. Örneğin, kaptan pilotla yardımcı pilot aynı yemeği yemezler. Hostesler ilk yardım eğitimi alırlar ve herhangi bir acil durumda ilk müdahaleyi yapabilirler. Uçuş güvenliği ile ilgili kurallar daha katıdırlar ve mutlaka uygulanırlar. Uçuş güvenliğinin bu kadar hassas şekilde uygulandığını farkında olmayan kişiler kendilerini güvensiz ve riskli bir ortamda hissedebilirler.
            Önceden uçuşla ilgili olumsuz deneyim yaşamış olmak da uçuş korkusuna neden olabilir. Uçuş sırasında yaşanan şiddetli bir türbülans, kötü hava koşullarında yapılan bir uçak yolculuğu gibi. Uçak kazalarıyla ilgili izlenen bir belgesel ya da bir film de bu korkuyu tetikleyebilir.
            Bazı durumlarda bir psikiyatrik hastalığın belirtisi olarak da karşımıza çıkar. Panik hastalığında kapalı alan korkusu, kalabalık korkusu gibi uçuş korkusu da sıklıkla ortaya çıkar. Bazen yalnızca klostrofobi (kapalı alan korkusu) adlı sorunun uzantısı olarak görünür. Önemli olumsuz bir yaşam olayını (sevilen birisinin kaybı gibi) takiben de uçuş korkusu gelişebilir.
 
Uçuş Öncesi ya da Uçuş Sırasında Hangi Belirtiler Yaşanır?
  • Uçağın motorunun duracağı, türbülansa girip uçağın düşeceği yönünde duygu ve düşünceler sürekli insan zihnini meşgul eder.
  • Motor sesini dinlerler, uçağın çalışmasındaki ve fiziksel görünümündeki her ayrıntıya dikkat ederler. Tamamen bu konuya odaklanırlar.
  • Fiziksel belirtiler yaşarlar: Çarpıntı, terleme, baş dönmesi, nefes darlığı gibi.
  • Ruhsal belirtiler de eşlik eder: Yoğun sıkıntı hissi, panik duygusu, şiddetli huzursuzluk hissi gibi.
Uçuş Korkusu Nasıl Ortadan Kaldırılabilir?
Öncelikle uçak yolculuğu konusunda bilgilendirme yapılır. Bu konudaki yanlış inanışların değiştirilmesi ve yerine doğru bilgilerin verilmesi amaçlanır.  
Bu sorunun ortadan kaldırılmasında “Bilişsel Davranışcı Psikoterapi” en önemli yöntemlerdendir. Kişinin sorun yaratan bilişsel çarpıtmaları belirlenir ve bunların sağlıklı düşüncelerle yer değiştirmesi amaçlanır. Bilişsel çarpıtmalardan birisi olan “felaketleştirme” örneğinde, kişinin uçaktaki herhangi bir değişimi ya da uçağın türbülansa girmesini uçağın büyük ihtimalle düşeceği şeklinde yanlış yorumlaması, felaketleştirmesi sözkonusudur. Terapi sırasında bu yanlış yorumlama üzerinde durulur ve kişinin bu konudaki olayları gerçekçi yorumlaması için çalışılır.
Davranışcı terapide en sık kullanılan yöntem “Maruz Bırakma”dır (exposure). Kişinin korktuğu ortama kolaydan zora doğru maruz bırakılması, o ortama girmesinin sağlanmasıdır. Örneğin, uçuş korkusu olan kişi öncelikle en kısa mesafeli uçuşlara katılır ve yanında güvendiği bir kişi ona eşlik eder. İlerleyen süreçte tek başına daha uzun uçuşlar yapması amaçlanır. Uçuş Korkusu Eğitim Programları da korkunun üstesinden gelinmesinde kullanılan yapılandırılmış yöntemler sunmaktadır.
Psikoterapinin yanısıra bazı psikiyatrik ilaçlar da korkuyu azaltmak amacıyla kullanılırlar. Antidepresan ilaçlar uzun süre kullanılması gereken ve 2-3 hafta geçtikten sonra etki göstermeye başlayan ilaçlardır. Bazı durumlarda da alındıktan hemen yarım saat sonra yararlı olan, kişiyi rahatlatan ilaçlar tedaviye ek olarak kullanılır.
Unutulmamalıdır ki, havaalanına aracınızla giderken kaza yapma riskiniz, uçuşunuz sırasında olabilecek kaza riskinden çok daha fazladır. 
 
 
(Bu yazı Masculine Dergisi Şubat 2011 sayısında yayınlanmıştır.)
You must be a registered subscriber in order to view this Article.
To learn more about becoming a subscriber, please visit our Subscription Services page.

Yazar: Psikiyatrist Dr. İbrahim Ateş
Eklenme Tarihi: 01.06.2011
Görülme Sayısı: 903

Geri
Bir hata oluştu.
Error: Unable to load the Article Details page.