Duygularıyla hareket eden insanların, düşünceleriyle hareket edenlere göre daha çok zarar gördüğü asırlardır bilinen bir gerçektir ve "Öfkeyle kalkan zararla oturur" ya da "Keskin sirke küpüne zarar" örneklerinde olduğu gibi atasözlerimize de yansımıştır. Aşırı duygusal olan ve duygusal davranan kişi hissettiklerini ve yaşadıklarını geriye dönük olarak düşünceleriyle yeniden yorumlayabilir ve sorgulayabilir. O anda hissettiklerinin gerçeği yansıtmadığını sonradan anlayabilir. Örneğin, aşık olan kişi aşırı duygusaldır ve aşırı duygusal davranır. Ayakları yerden kesilmiş, gözleri kör olmuştur. Bu kişinin yere sağlam basmasını ya da geleceği, hatta burnunun ucunu görmesini bile bekleyemezsiniz. Sanırım, düşüncenin duyguya göre daha fazla evrimleşmiş bir kavram olduğunu söyleyebiliriz. Sonuçta, aşırı duygusallığı ortadan kaldıracak en önemli güç düşüncedir, dolayısıyla düşünme becerimizi güçlendirerek bu sorunla mücadele etmek akıllıca bir yaklaşım olacaktır. Düşünceli günler dilerim.